Senfonik Destan Hakkında

YazılanlarKünye

“Büyük Kurtuluş ve Kuruluş’un benzersiz öyküsünü anılar, şarkılar, türküler ve kocaman bir orkestra eşliğinde hiç bu kadar güzel dinlemediniz…”

Bu bir senfonik destan,

Kimini bildiğiniz, kimini başka türlü oldu sandığınız, kimini belki de ilk kez duyacağınız öykülerle, şarkılar, türkülerle Ata’nın Cumhuriyet’i nasıl adım adım tasarladığının, yeni devletin kimlere ve nelere rağmen kurulduğunun anlatıldığı. 

Devlet Tiyatroları sanatçısı ve müzisyen Boğaçhan Sözmen söylediği şarkı ve türkülerle birlikte bir çağdaş meddah olarak onlarca kitap ve belgeden damıtarak derlediği bu benzersiz öyküyü anlatıyor.

Sözmen’e yaratıcı ve sıra dışı besteci ve orkestra şefi Musa Göçmen’in yazıp düzenlediği müziklerle yine Göçmen’in yönettiği senfoni orkestrası eşlik ediyor.

“İnsanoğlunun sanki kendini lanetlemek için keşfettiği zaman, takvim cinsinden İ.S. 2. binyılın son yüzyılına dönerken, dünyanın en lezzetli parçalarından birini sindirmek isteyen kendini arslan sanan sırtlanlar, ağızlarının salyasını saçarak avlarına yaklaşıyor.

Beşikten mezara, hüznünü de sevincini de türkü yakarak ifade edenler, ozanları diliyle acıyı söylüyor, şairleri eliyle acıyı yazıyor:

‘Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini.
Yok mudur kurtaracak bahtı kara mâderini?’

Sırtlanların henüz haberi yok!
Dünya en güzel yavrularından birini onların karşısına hazırlıyor.”

Her şeyin 28 Ekim 1923’te:
“Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan ediyoruz”
diyerek başladığını düşünüyorsanız,
bu Senfonik Destan’ı mutlaka dinlemeniz gerek; düşünmüyorsanız da…